Sepetim 0
Sepetinizde ürün bulunmuyor

Sermet Muhtar Alus, 28 Mayıs 1887’de İstanbul’da Firuzağa Mahallesi’nde doğdu. Çocukluk yıllarını Şehzadebaşı’nda, sonradan yıkılıp yerine Letafet Apartmanı yapılan dede konağında geçirdi. Göbek adı Osman’dır. Sermed, ebced hesabıyla Kamerî takvimden doğum yılı olan 1304’ü gösterir. Pangaltı Harbiye Mektebi’nin Erkân-ı Harb sınıflarına 25 yıla yakın topçuluk ve askerî tarih dersleri veren, Askerî Müze’yi kuran Ahmed Muhtar Paşa’nın oğludur. Annesi Fatma Kevser Hanım, Hanımlara Mahsus Gazete’de F. K. imzasıyla makaleler yayımlamıştır. Erkân-ı Harb Feriki Âbid Paşa’nın kızıdır. Anne tarafından dedesi 1270’te Silistre’yi müdafaa eden, sonra müşirlikle Umum Rumeli Kumandanı olan Mehmed Rifat Paşa’nın torunudur. Kevser Hanım, oğlu Sermet Muhtar’dan iki yıl sonra vefat etmiştir. Sermet Muhtar Alus, hem babası hem dedesi cihetinden çocukluğunu Osmanlı saray terbiyesi ve bürokrasisine tanıklıklar ile geçirmiştir. İlk ve orta tahsilini hususi öğretmenlerden aldığı derslerle tamamladı. Annesinin amcası, Kur’an-ı Kerim, tecvid ve ilmihal hocası Çarşambalı Hasan Tahsin Efendi; hafız, hacı, huzur hocalarından ve kürsü şeyhlerindendi. Hikemiyatta, fıkıhta ve Arapçada ve Mesnevi şerhinde üstat kabul edilirdi. Alus, Fransızca ve Almancayı erken yaşlarda öğrendi. Üsküdarlı Ali Rıza Bey’den resim dersleri aldı. Matbuata, kaleminden önce resim ve çizimleri ile girdi. Tefrika edilen pek çok romanını kendisi resimledi. İlk eğitimini mahallelerinde, evlerinin karşısında bulunan Firuzağa Camii’nin imamı Hacı Hafız Mustafa Efendi’den aldı. Ailenin Anadolu yakasına taşındığı yıllarda, civar komşularından Vezneciler’deki Şemsü’l-Maarif’in kurucusu ve müdürü Selanikli Abdi Kâmil Bey’in Göztepe’deki Mekteb-i Latif’ine devam etti. Çocukluk yıllarında Ahmed İhsan’ın Jules Verne çevirilerini iştahla okudu. Bu kitapların resimsiz olarak çıkarılmasını çocuk yaşta sorguladı. Bunlar her evde okunduğu gibi Alus’un anneannesinin de elinden düşmüyordu. Kendisi de henüz elifbeye başlamadan bu kitapların resimlerine bakarak okumaya merak saldı. Okuduğu ilk kitap Ahmed İhsan’ın tercüme ettiği İki Sene Mektep Tatili kitabıydı. Çocukluğu babasının devlet ricaline mensup olmasından dolayı askerî erkân arasında geçti. Onun eğitim hayatının ve karakterinin şekillenmesinde aile dostlarının da payı büyüktü. Dedesinin ve babasının yabancı dostlarından kendisine de hediyeler geldi. Belçikalı, askerî muharrir, Türkçe de dâhil 12 dil bilen General Neyt, her yıl Brüksel’den Sermet Muhtar’a kitaplar gönderdi. Bu kitaplardan, Kongo ülkesine, Orta Afrika’daki Ruwenzori dağlarına ve Okyanusya adalarına dair olan birkaçını yıllarca kütüphanesinde tuttu. 1905 yılı Eylül ayında, Mekteb-i Sultanî’nin son sınıfına imtihanla girdi. 1906’da diploma aldı. Galatasaray’dan sonra Mekteb-i Hukuk’a devam etti. Burada öğrenciyken haftalık mecmualarda Necdet müstearıyla küçük hikâyeler yayımladı. 1908’den sonra Galatasaray’dan arkadaşı Osman Kemal ve Mekteb-i Hukuk’tan arkadaşı Said Hikmet’in çıkardığı el-Üfürük adlı mizah gazetesine karikatürleriyle destek oldu. Davul gazetesinde de bazı yazıları ve karikatürleri yayımlandı. Erken yaşlarda öğrendiği Fransızca sayesinde Paris’te çıkan Illustration mecmuasının fasiküllerini derledi, bunun tesiriyle telif ve tercüme eserler kaleme aldı. Helâl Mal adlı adaptesi Muhsin Ertuğrul’un Temaşa gazetesinde tefrika edildi. Kitap olarak da basıldı. Yusuf Ziya Ortaç ve Faruk Nafiz Çamlıbel’le çeşitli oyunların adaptesinde bulundu. Bu oyunların bazıları Muhsin Ertuğrul tarafından sahnelendi. Rumeli Orduları Müşiri Hakkı Paşa’nın torunu, Dr. Rüştü Bey’in kızı ve şair Necdet Rüştü Efe’nin kız kardeşi Semiha Hanım ile evlendi. Bu evlilikten Alus’un tek çocuğu Elhan doğdu. Elhan Türsan, 1939 yılında evlenene kadar babasıyla yaşadı. 1996 yılının Aralık ayında vefat etti. Sermet Muhtar Alus’un, kızına “Elhân-ı Şita” şiirinden ilhamla isim koyduğu bir hakikatse de onun edebiyat meclislerinde uzun soluklu kaldığı hakkında kesin bir kanaate varmak mümkün değildir. Buna mukabil edebiyatçılarla olan dostluklarında birtakım hatıraları da naklettiği görülür. Göztepe yıllarında Orhan Seyfi, Yusuf Ziya, Faruk Nafiz, Selami İzzet, Vâlâ Nureddin, Mecdi Sadreddin’i tanıdı. Sermet Muhtar’ın gündelik edebiyata ve edebiyat topluluklarına olan yakın ilgisi birkaç yazısında anlattığı edebiyat hatıraları dışında görülmez. Yazılarında ve romanlarında devrin edebiyatını yakından takip ettiği görülür; ancak edebiyatçılardan dostluk kurduğu kişiler ya da katıldığı meclisler oldukça azdır. Bu sebeple “Meşrutiyet’ten Evvel Edebî Sohbetler ve Tahsin Nahid’in Evinde İçtimalar” yazısı Alus’un biyografisini inşa etme sırasında dikkate değer malzeme sunar. Hayatının uzunca bir devrini varlık içerisinde geçiren Sermet Muhtar Alus’un yazılarından maişet kaygısı yaşayıp yaşamadığı anlaşılmaz. Ancak, 1920’lerin sonundan itibaren eski ihtişamını kaybeden ailenin geçim sıkıntısı yaşadığı, Alus’un da bunun üstesinden gelmek için çokça telif yazı kaleme aldığı görülür. 1920 yılında basılan Musée Militarie Ottoman Guide’ın kapağında “Umur-ı Fenniye ve Tarihiye Kâtibi” ifadesi yer alır. Müzede Fransızca ve Türkçe rehberler hazırlamış babası Ahmet Muhtar Paşa’nın 1926’da vefatından sonra bu görevinden ayrılmıştır. Daha sonra bir memuriyette ya da başka bir işte düzenli olarak çalışmamıştır. Sermet Muhtar Alus’un asıl yazı faaliyetleri 1931 yılından sonradır. Bu tarihten vefat ettiği yıl olan 1952’ye kadar pek çok yazısı Akşam gazetesinde çıktı. Yaşadığı yıllar, Türk edebiyatının modernleşme ve çözülme yıllarına denk geldiği hâlde, gençliği ve olgunluğu yeni akım ve edebî heyetlerin tesis edildiği bir devirde geçmesine rağmen Alus’u bunların içerisinde göremeyiz. Alus, hayatının son yıllarında Taksim’de bir apartman dairesinde yaşadı. Geçirdiği kısa bir hastalık neticesinde 20 Mayıs 1952’de vefat etti. Ölüm sebebi olarak kalp krizi teşhisi konmuştur. Cenaze namazı 30 kişiden daha az bir cemaat tarafından Beyazıt’ta kılındı. Silivrikapı Mezarlığı’nda babası Ferik Ahmed Muhtar Paşa’ nın yanına defnedildi. Ardında kitaplaşmış ya da tefrikada kalmış onlarca roman, hikâye, piyes ve eski İstanbul’u anlatan binlerce yazı bıraktı.

Sermet Muhtar Alus - Yazarın kitapları

Kitabınız sepetinize eklendi
Kapat