Sepetim 0
Sepetinizde ürün bulunmuyor
Celaleddin Suyuti

 

Celâleddîn Suyûtî (1445-1505). Tam künyesi Abdurrahman b. Ebûbekir b. Muhammed b. Ebûbekir b. Osman b. Muhammed b. Hızır b. Eyub b. Muhammed b. el-Humam el-Hudayri el-Esyûtî’dir. Hicri 1 Recep 849’da Mısır’da dünyaya geldi. Babası, ilmiye sınıfına mensup Kemâleddin Ebûbekir es-Suyûtî (1402-1451), annesi ise Çerkez -yada Türk- bir cariyedir. Babası tarafından İran asıllı olan Suyûtî’nin ailesi Yukarı Mısır’daki Asyut’tandır, künyesindeki Esyûtî ifadesi de buradan gelmektedir. Hasan b. Halil el-Makdisi, Suyûtî’nin babasının kitaplığında doğduğunu ve bu yüzden de lakaplarından birinin “İbnu’l-Kutub” (Kitapların Oğlu) olduğunu kayıt düşmüştür. Tüm yaşamını üzerine inşa edeceği ilmî şahsiyetinin temellerini babasının ilmiye sınıfından oluşuna borçludur. Ehl-i Sünnet ulemasının rahle-i tedrisatından geçmiş; bu doğrultuda, henüz sekiz yaşındayken Kurʾân’ı hıfzetmiş, tefsir, hadis (iki yüz bin hadisi ezbere bildiği söylenir), fıkıh, faraiz, nahiv ve belagat ilimlerini tahsil etmiş ve 1459 (h. Sefer, 864) yılında icazet almıştır. Bu ilimleri 

nerede tahsil ettiği tam olarak bilinmemektedir. E. Sartain, Suyûtî’nin hocalarına işaret ederken 

kullandığı “Müeddibim” ifadesine isnatla evinde tahsil görmüş olabileceğini belirtir. 

Hatta bu nedenle, es-Sehâvî ve İbnu'l-Kerâkî tarafından, “İlmi hocalardan değil de kitaplardan 

öğreniyor” eleştirilerine matuf olmuştur. E. Geoffroy ise onun bu özelliğini, “Kısmen de olsa 

bir otodidakt” olarak tanımlamakta ve Suyûtî’yi, kamuya takdim yapması, gayet açık konu başlıkları etrafında temerküz eden risaleler yazması gibi belirli noktalardan dolayı “Modern dönemin habercisi” şeklinde sunmaktadır. Dini ilimler (zahir) üzerine tahsilinin yanı sıra tasavvuf ehline (ve haliyle batın ilmine) intisabı da kayıtlara geçmiştir. Tasavvuf sahasındaki yegâne kaydı ise Selefi Sâlihîn’in sınırları içinde kalmaktır; zira bu sınırın dışına çıkan mutasavvıfları hak yolda görmemektedir. Bunun dışında, döneminin klasik Ehl-i Sünnet ulemasından bekleneceği üzere, Ulûmu’l-Evâil (Eskilerin İlimleri) olarak adlandırılan felsefe, mantık ve matematik ilimlerini reddetmiş; özellikle mantık yoluyla kıyas yapmanın haram olduğunu görüşüne varmıştır (Savnul-mantık vel-kelâm an fennul-mantık vel-kelâm). Geoffroy, Suyûtî’nin bu yönünün Selefî gelenekle kesiştiğini ve -bilhassa içtihat konusunda- İbn Teymiyye (1263-1328) ile (bazı noktalarda ondan ayrılsa da) aynı fikri çizgide olduğunu belirtir. Oldukça üretken bir âlim olan Suyûtî’nin eserleri -1983’te yayımlanan bir çalışma 981 kadar eserinden bahseder- kendisi henüz hayattayken Şam, Yemen, Hicaz, Hindistan, Mağrip, Anadolu ve Takrur’a kadar yayılmış, kırklı yaşlarından sonra ise kendisi için gelir kaynağı haline gelmiştir. El-İtkān fï’ulûmul-kurʾānHāmul-hemāvī, Cemul-cevāmī fî'l-ʿarabiyye, İtmāmu'd-dirāye, en-Nukāye, Tārihu'l-hulefā, Nazmu'd-durer fîilmul-eser, Ukūdu'l-cumān, Celâleddîn el-Mahalli’nin tefsirine zeyli Tefsīru'l-celâleyn yüzlerce eserinden en önemli olanları arasında sayılabilir. Suyûtî’nin ilime duyduğu aşk öyle büyüktürki, onu, döneminin iki büyük fıkıh ve hadis âliminden daha fazla ilim sahibi yapması için Allah’a yakarmaya teşvik etmiştir. Memlûk sarayına daima mesafeli duran, cehaletleri dolayısıyla çağdaşı âlim ve mutasavvıf taifesine oldukça sert tenkitler yönelten Suyûtî’nin, -muhtemelen 1483’te- mutlak müntesip müçtehit mertebesine ulaştığı ve ayrıca hicri dokuzuncu asrın müceddidi olduğunu iddia etmesi Mısır uleması ile arasının iyice açılmasına neden olmuş; böylece 1486’dan itibaren toplumsal yaşamdan gitgide el etek çekmiş, fetva vermeyi bırakmış, 1501 yılı itibarıyla da tamamen evine kapanmıştır. 12 Cemaziyülevvel 911’de (11 Ekim 1505) hasta düşmüş ve aynı ay vefat etmiştir (19 Ekim 1505). Husnul-Muhadarā’da kayıt düştüğü üzere, Allah’a ve necata giden tek yol olduğuna inandığı Hz. Peygamber’in örneğini aksettirdiği için hadis ilmi onun gözünde “İlimlerin en asilidir”; Ehl-i sünnet ve’l-cemaat akidesine bağlılığı ve selef alimlerin geleneğini savumasının temelinde de bu inancı yatıyor olmalıdır.

 

Onur Özatağ

 

 

Yararlanılan kaynaklar:

Eric Geoffroy, “AL-SUYŪṬĪ”. EI, c:9, 1997: 913-916.

H.S. Jarrett, History of the Caliphs, Asiatic Society, Calcutta, 1881.

Elizabeth M. Sartain, Jalāl al-Dīn as-Suyūī, Cambridge University Press, Cambridge 1975.

Celaleddin Suyuti - Yazarın kitapları

Kitabınız sepetinize eklendi
sultanbeyli escort sancaktepe escort izmir escort
Kapat