“Bir sabah, gazetenin kitap ekinde okuduğum kitap tanıtma yazısı beni yıllar yıllar öncesine, çocukluğuma götürmüştü… Yazarının, ismini mahkeme yoluyla değiştirecek kadar mutsuz, sanki görülmeyen, kale alınmayan, umutsuz, çok kötü bir çocukluk yaşamış olması beni çok etkilemiş, âdeta altüst olmuştum. Hemcinsimin hüzün dolu, yok sayılmış bir çocuk olmasından; sevilip nazlanarak, hatta şımartılarak yaşayamadığı mahzun, o boynu bükük çocukluğundan çok etkilenmiştim. İçim acıyla dolmuş; buruk, kekremsi, anlatılamaz bir hüzün kaplamıştı yüreğimi… Şöyle diyordu yazar:
Kimsesizlik, anne-baba sahibi olmak ya da olmamak değildir. Kimsesizlik anlaşılamamak, tam olarak sevilmemek; hiçbir zaman kişisel ya da sosyal alanında, kimse tarafından tam bir kabulleniş, sahiplenilme ya da koruma görmemek; (…) belki de en tatsızı, hiçbir zaman gerçekten yaşayamamak demektir.
Bu kitap, sadece bir kız çocuğunun öyküsü değil, aynı zamanda toplumsal yapıda kız çocuklarına gösterilmeyen özen hususunda köklü değişimler yaratmayı hedefleyen, bir anlamda çağrı ve başkaldırıdır. Umudu özgüvenleri ve hürriyetleri ellerinden alınmış kız çocuklarının sesini duyurmak istedim. Mizah duygusunu asla kaybetmeksizin, ötekileştirilen kadınların ve kız çocuklarının yaşadığı zulme dikkat çekiyorum.
Ne kadar harika bir çocukluk yaşadığımı, ne kadar şanslı olduğumu fark ediverdim birden. Ailemin artık yaşamayan her ferdini sevgi, minnet ve hasretle andım. İşte bunun için, bir bakıma, bütün kız çocuklarının kimsesiz olmadıklarının; tam tersine bazılarının sevilip önemsendiklerinin, nazlanıp şımartıldıklarının, hatta ailelerinin kaderine hasbel kader yön verdiklerinin bilinmesi için kendi yaşamımdan yola çıkarak yazdım bu kitabı.
Bunca hoyrat, sevgisiz bir ortamda yaşayıp dimdik hayatta kalabilen yazarı sevgi ve takdirle anıyorum.”
- Açıklama
“Bir sabah, gazetenin kitap ekinde okuduğum kitap tanıtma yazısı beni yıllar yıllar öncesine, çocukluğuma götürmüştü… Yazarının, ismini mahkeme yoluyla değiştirecek kadar mutsuz, sanki görülmeyen, kale alınmayan, umutsuz, çok kötü bir çocukluk yaşamış olması beni çok etkilemiş, âdeta altüst olmuştum. Hemcinsimin hüzün dolu, yok sayılmış bir çocuk olmasından; sevilip nazlanarak, hatta şımartılarak yaşayamadığı mahzun, o boynu bükük çocukluğundan çok etkilenmiştim. İçim acıyla dolmuş; buruk, kekremsi, anlatılamaz bir hüzün kaplamıştı yüreğimi… Şöyle diyordu yazar:
Kimsesizlik, anne-baba sahibi olmak ya da olmamak değildir. Kimsesizlik anlaşılamamak, tam olarak sevilmemek; hiçbir zaman kişisel ya da sosyal alanında, kimse tarafından tam bir kabulleniş, sahiplenilme ya da koruma görmemek; (…) belki de en tatsızı, hiçbir zaman gerçekten yaşayamamak demektir.
Bu kitap, sadece bir kız çocuğunun öyküsü değil, aynı zamanda toplumsal yapıda kız çocuklarına gösterilmeyen özen hususunda köklü değişimler yaratmayı hedefleyen, bir anlamda çağrı ve başkaldırıdır. Umudu özgüvenleri ve hürriyetleri ellerinden alınmış kız çocuklarının sesini duyurmak istedim. Mizah duygusunu asla kaybetmeksizin, ötekileştirilen kadınların ve kız çocuklarının yaşadığı zulme dikkat çekiyorum.
Ne kadar harika bir çocukluk yaşadığımı, ne kadar şanslı olduğumu fark ediverdim birden. Ailemin artık yaşamayan her ferdini sevgi, minnet ve hasretle andım. İşte bunun için, bir bakıma, bütün kız çocuklarının kimsesiz olmadıklarının; tam tersine bazılarının sevilip önemsendiklerinin, nazlanıp şımartıldıklarının, hatta ailelerinin kaderine hasbel kader yön verdiklerinin bilinmesi için kendi yaşamımdan yola çıkarak yazdım bu kitabı.
Bunca hoyrat, sevgisiz bir ortamda yaşayıp dimdik hayatta kalabilen yazarı sevgi ve takdirle anıyorum.”
Stok Kodu:9786258838077Boyut:12 cm x 19,5 cmSayfa Sayısı:320Basım Yeri:İstanbulBaskı:1Basım Tarihi:Eylül 2026Kapak Türü:Karton KapakKağıt Türü:60 Gr HolmenDili:Türkçe
- Yazarın Diğer Kitapları
-
-
%20
-
-
-
-
-
-
- Yorumlar
- Yorum yazİlk değerlendirmeyi sen yaz.
- İlgili Kitaplar
