SEÇENEKLİ ARAMA
Kitap İsmine Göre Ara
 
Kitap Türüne Göre Ara
 
Yazar Adına Göre Ara
 
 

ÖTÜKEN TÜRKÇE SÖZLÜK

 

 

Tavsiye Edilen Eserlerimiz

 

KATALOGLAR

Kategorilere göre kitap listemizi görmek için lütfen tıklayınız.

 

BÜLTENE ÜYELİK
e-posta
 
Ekle Çıkart  
Siteye üye olmak için tıklayın.
 

SATIŞ NOKTALARI

  Satışımızı yapan dağıtım noktaları ve kitapevlerini görmek için lütfen tıklayınız.

 

Özel Türk Yurdu Okulları

 
 

ÇOK OKUNANLAR

 

 


Arama kriterlerine göre bulunan eser sayısı: 29
Sayfa: 1/2
Gösterilen:  1 - 15
 

Köse Kadı


Bahaeddin Özkişi

Tarihi Roman

İstanbul - 1992
ISBN 978-975-437-100-0
İthal - 12x19,5 cm - 252 sayfa
Fiyatı: 13,50 TL 

İndirimli Satın Al


Ülkemizde henüz zayıf bir mevkide bulunan tarihi ve nehir roman türlerinin erken ve güzel örnekleri…

Köse Kadı ve Uçdaki Adam birbirini takip eder tarzda yazılmış; esas karakterlerin bir ikisi eksilse de yardımcı ve gölge karakterlerin önemli bir kısmı iki romanda da var olmuştur. Özkişi, gidiş heyecanıyla dönüş acısını birbirine ekleyerek Macar serhadlerindeki sergüzeştimizi hikâyeleştirmiş. Serhad boylarının atmosferini oluştururken gerçeklere riayet etmeye gayret etmiş, ayrıntıları işlerken hayal gücünün okuyana zevk veren kıvrımlarında dolaşmış. Romanlar böyle bir amaçları olmasa dahi okuyucuya bir bilinmeyen tarih muhayyilesi kazandırıyor ve fetih mücadelelerinin zannedildiği kadar iptidai bir hüviyetinin olmadığını; hadiselerin zannedildiğinden daha çetrefilli bir mahiyet arz ettiğini düşündürüyor.

Harap kulübelerde yaşayan casus dilenciler vardır; kâşanelerde gününü gün eden korkak yöneticiler de. Cihanşümul bir imparatorluğun daracık bir havalide can bulmaya başladığı vakitlerde, tarih yalnızca kılıçların gölgesinde serinleyen bir tembel değildir. Akıl oyunlarının ve bin bir türlü cambazlığın da bu oluşta bir rolü vardır.  

Varlıklarının her zerresini Devlet-i Ebed Müddet'e adamış Osmanlıları okurken gözleriniz dolacak. 

Yorumlar(2) Yorumları görmek için tıklayınız

Uçtaki Adam


Bahaeddin Özkişi

Tarihi Roman

İstanbul - 1995
ISBN 978-975-437-268-7
İthal - 12x19,5 cm - 248 sayfa
Fiyatı: 13,00 TL 

İndirimli Satın Al


Ülkemizde henüz zayıf bir mevkide bulunan tarihi ve nehir roman türlerinin erken ve güzel örnekleri…

Köse Kadı ve Uçdaki Adam birbirini takip eder tarzda yazılmış; esas karakterlerin bir ikisi eksilse de yardımcı ve gölge karakterlerin önemli bir kısmı iki romanda da var olmuştur. Özkişi, gidiş heyecanıyla dönüş acısını birbirine ekleyerek Macar serhadlerindeki sergüzeştimizi hikâyeleştirmiş. Serhad boylarının atmosferini oluştururken gerçeklere riayet etmeye gayret etmiş, ayrıntıları işlerken hayal gücünün okuyana zevk veren kıvrımlarında dolaşmış. Romanlar böyle bir amaçları olmasa dahi okuyucuya bir bilinmeyen tarih muhayyilesi kazandırıyor ve fetih mücadelelerinin zannedildiği kadar iptidai bir hüviyetinin olmadığını; hadiselerin zannedildiğinden daha çetrefilli bir mahiyet arz ettiğini düşündürüyor.

Harap kulübelerde yaşayan casus dilenciler vardır; kâşanelerde gününü gün eden korkak yöneticiler de. Cihanşümul bir imparatorluğun daracık bir havalide can bulmaya başladığı vakitlerde, tarih yalnızca kılıçların gölgesinde serinleyen bir tembel değildir. Akıl oyunlarının ve bin bir türlü cambazlığın da bu oluşta bir rolü vardır.  

Varlıklarının her zerresini Devlet-i Ebed Müddet'e adamış Osmanlıları okurken gözleriniz dolacak. 

Genç Temuçin


Cengiz Dağcı

Tarihi Roman

İstanbul - 2005
ISBN 978-975-437-528-1
İthal - 12x19,5 cm - 298 sayfa
Fiyatı: 14,00 TL 

İndirimli Satın Al


“Gök Moğolların kökü sayılan Bozkurtla Alageyik’in Tibet dağından kalkıp, göl ve ırmakları yüzerek Burhan dağının yamaçlarına gelip yerleştikleri zamandan beri böylesine bir görüntüyü görmek az kimseye nasip oldu. Yulun Eke’nin oğlu karnı üstünde iki eli arasında tuttuğu kıpkızıl bir çul ile doğdu. Yulun Eke oğlunu Yesügey Bahadır’ın yüzüne kaldırdığı zaman çocuğun elleri arasında tuttuğu o kanlı çul parçası tüm savaşçıların ve Şamanların gözleri önünde göz kamaştırıcı bir parıltıyla parladı. Şamanlar, Yesügey Bahadır’ın oğlu büyüyecek; büyüyünce tüm uluslar onun adıyla anılacak, dediler.”

İki Kasım Bin Dokuz Yüz Kırk Üç


Halimat Bayramuk

Tarihi Roman

İstanbul / Ekim 2009
ISBN 978-975-437-156-7
Aktaran: Yılmaz Nevruz - 3. Basım - 3. Hamur - 12x19,5 cm - 304 s.
Fiyatı: 15,00 TL 

İndirimli Satın Al


Karaçay Türklerinin dramı!...Umut beslenen bir rejimin iflası, ona bel bağlayanların hayal kırıklıkları... Düzeni yerleştirmek uğrunda işlenen cinayetler… Ezilen, horlanan insanlar... Ayaklar altına alınan insan haysiyeti...2 Kasım 1943'te yerlerinden, yurtlarından sürülen, akıl almaz haksızlıklara, zulümlere uğrayan; acılara, sıkıntılara, yokluklara göğüs geren insanların metaneti, sabrı ve çektiği çileler… Ve tam 14 yıllık bir sürgün hayatı... “Tehcirin halkımıza getirdiği felaketler hakkında yazmayı kendime borç sayıyorum. Eksikleri vardır, ancak yazılanlar gerçeğin ta kendisidir. Kitapta adı geçen kişilerin isimleri çoğu kez değiştirilmeden verilmiştir. Onları, Orta Asya’nın kum düzlükleri çoktan yutmuştur.”

Cihan Fatihi CENGİZ-HAN


İzzet Tanju

Tarihi Roman

İstanbul 2001
ISBN 978-975-437-376-9
René Grousset'den Tercüme - İthal - 12x19,5 cm - 284 sayfa
Fiyatı: 14,00 TL 

İndirimli Satın Al


”Okuyacağınız bu kitap yalnızca bir `çeviri` değil. Malzeme yazarın. Cümleler yeni baştan düşünülüp yazıldı. Dede Korkut`dan alınma deyişlerle, sözlerle bezendi. Konuşmalar, yer yer, nazım havasında, şiir havasında verilmeğe çalışıldı. Bu bakımdan aslından ayrılmaktadır. Romandan destana geçişte bir karınca adımı denebilir. Çünkü burada anlatılan hikâye, yaşanmış bir İlyada.. yaşanmış, ama yazılmamış; Homeros`u yok. Cengiz-hanın eşi güzel Börte`nin kaçırılışı, güzel Helena`nınki gibi. Onları kurtarmak için birleşen ordulara eşleri değil, kardeşleri komuta ediyor.. Camuka ve Agamemnon gibi. Börte, Helena`nın erdemlisi. Bir kez kaçırılır; ömür boyu bağlı kalır Cengiz-hana. Helena`nın yatağını paylaştığı erkeklerin sayısı için İlyada yetmez; Yunan tragedyalarını da okumak gerekir.

İlk kez İlyada`da ortaya çıkan büyük günah: bir ölümlünün tanrılarla boy ölçüşmeğe kalkması gibi, Cengiz-han da ömrünün sonlarında ölümsüzlük iksirini arar. Bunun için taocu bir bilgeyi çağırtır.
Hikâyede Binbir Gece`den bir sahne bile bulacaksınız.”

Eksik El yazması


Kemal Abdulla

Tarihi Roman

İstanbul - 2006
ISBN 978-975-437-578-7
İthal - 12x19,5 cm - 291 sayfa
Fiyatı: 14,00 TL 

İndirimli Satın Al


Dede Korkut üzerine çalışmaları ile tanınan yazarın yeni romanıdır. Türk edebiyatının modern döneminde Dede Korkut hikâyelerinin kahramanları ilk kez bir romanda buluşturulur. Bu buluşmaya romana verilen aralarda anlatılan bir Şah İsmail hikâyesi eklenir.  Dede Korkut kahramanlarının başlarından geçen olaylar güzel ve sürükleyici bir şekilde kurgulanır ve tatlı bir Dede Korkut üslubuyla anlatılır. Dede Korkut’un bey divanında yazıcı olarak temayüz ettiği eserde yakalanıp salıverilen bir casus üzerinden Oğuz elinin birlik ve dirliğinin nasıl bozulduğu adım adım araştırılır. Yazar, romanın her merhalesinde tasvir ettiği manzaraya yeni boyutlar ekleyerek okuyucuyu sürükler. Aralarda anlatılan Şah İsmail hikâyesi de en az bu kadar iddialı ve sürükleyicidir.

Dikkatle okunması ve tartışılması gereken bir eser.

Yorumlar(1) Yorumları görmek için tıklayınız

Yemen! Ah Yemen!


Mehmed Niyazi

Tarihi Roman

İstanbul - 2004
ISBN 978-975-437-484-1
İthal - 12x19,5 cm - 464 sayfa
Fiyatı: 20,00 TL 

İndirimli Satın Al


Tanıdığımızı sandığımız ama tanımadığımız bir coğrafya… Bildiğimizi sandığımız ama bilmediğimiz bir tarih… Milletimizin ferdî mücadelelerde vücut bulan hazin hikayesi… İsyanlar, savaşlar, anlaşmalar… Gidip dönemeyenler; kalıp gelemeyenler… Yoksulluk ve hastalıklar… Destanlar ve ağıtlar… Eşref Kuşçubaşı’lar, Lawrence’lar, Wayman Buri’ler, Şeyh İdrisi’ler, Virfil’ler, Mihrali beyler…  “Gece bir ses geldi derinden derinden / Beni mi çağırdı Yemen çöllerinden” diye çarpan yüreklerimizin romanıdır.

Yorumlar(11) Yorumları görmek için tıklayınız

Yazılamamış Destanlar


Mehmed Niyazi

Tarihi Roman

İstanbul - 1995
ISBN 978-975-437-047-7
İthal - 12x19,5 cm - 256 sayfa
Fiyatı: 13,50 TL 

İndirimli Satın Al


Balkan faciasının ardından bir diriliş hamlesi gibi neşet eden ve Garbî Trakya Hükümetinin kuruluşuna kadar giden hadiseler silsilesini takip eder. Yazar, küllerinden yeniden doğmaya çalışan yorgun imparatorluğumuzun bağrından çıkan gönüllülerin kuruluş mücadelelerini kültürümüze mal eder. Mehmed Niyazi’nin tarihî romancılığının başlangıcı ve bilahare yazacağı eşsiz romanların habercisidir.

Yorumlar(3) Yorumları görmek için tıklayınız

Çanakkale Mahşeri


Mehmed Niyazi

Tarihi Roman

İstanbul - 1999
ISBN 978-975-437-276-2
İthal - 12x19,5 cm - 542 sayfa
Fiyatı: 22,00 TL 

İndirimli Satın Al


Türk milleti, beş kıtanın Çanakkale Boğazı’nın iki yakasına sıkışan kaderini yorgun omuzlarından beklenmeyen bir metanetle taşıdı. Dünya tarihinin en zorlu çarpışmaları, en kanlı boğuşmaları yaşandı. Müttefikler Osmanlı’nın “boğaz”ına yapışarak savaşı bir an önce bitiremeyeceklerini anladılar. Birinci Cihan Harbi’ne kadar girdiği topraklardan çıkarılması mümkün olmayan Rus devleti, kâğıttan bir kaplan, mukavvadan bir dev haline geldi. Üzerinde güneş batmayan imparatorluğun ışıkları Çanakkale’nin boz kayaları tarafından emildi. “Çanakkale Mahşeri”, Çanakkale romanlarının atası ve Çanakkale davasının günümüzdeki banisidir.

Yorumlar(23) Yorumları görmek için tıklayınız

Kale


Meşa Selimoviç

Tarihi Roman

İstanbul - 2001
ISBN 978-975-437-352-3
İthal - 12x19,5 cm - 518 sayfa
Fiyatı: 25,00 TL 

İndirimli Satın Al


Karakter ve olaylar belli bir tarihî dekor içerisinde sunulsa da bütün zaman ve toplumlar için güncel olan konuları ele alan çağdaş bir romandır. Barışın savaştan kötü olabileceğini anlatır. Kahramanı, “hayatının çıraklık dönemi”ni Hotin Savaşlarında geçiren, hafızasından silinmesi güç trajik sahnelerle Saraybosna’ya dönen ve ne yana gideceğini bilmemenin verdiği şaşkınlıkla bocalayan Ahmed Şabo’dur. En umutsuz durumlarda bile “kale”sine kapanıp kalmaz. Kişiliğini ararken umudunu kaybetmez, yabancılaşan ve acımasızlaşan dünyada karamsarlığa, öfkeye kapılmaz, içine kapanmaz. “Kurtuluş, sevgiye ve insanlığa sahip çıkmadadır.”

Ele aldığı dönemin toplumsal özelliklerine ışık tutan roman, haklı bir üne sahip olan yazarın yazarlık serüveninin önemli adımlarındandır.

Attilâ


Peyami Safa

Tarihi Roman

İstanbul / Ağustos - 2010
ISBN 978-975-437-784-2
4.Basım - 3.Hamur - 12x19,5 cm - 280 s.
Fiyatı: 14,00 TL 

İndirimli Satın Al


Attilâ Peyami Safa’nın yegâne tarihî romanıdır. 1940’lı yılların başlarında yazılmıştır. Yazar bu esriyle, Attilâ gibi büyük bir Türk cihangirinin devrine ve kişiliğine ilk defa bir Türk gözüyle bakmış, Batı dünyasının “geçtiği yerde ot bitmez” diye karaladığı bir devlet adamı ve kumandanı Türk gözüyle değerlendirmiştir.

Yazar, yabancı kaynaklardan ve özellikle Bizans tarihçilerinin verdiği bilgilerden yola çıkarak eserini yazmıştır. Çelik iradeli, demir disiplinli bu Türk hakanının, şahsî ilişkilerde yumuşak huylu, zengin gönüllü, engin merhametli, kendisine sığınanlara karşı hassas yürekli bir insan olduğunu ortaya koymuştur.

Romanda Türk cihan hâkimiyeti ülküsünün izlerini ve bozulmuş bir dünyaya yeniden nizam verme iradesini de görmekteyiz…

“Attilâ” kimdir? Bunu kimse iyi bilmiyor. Bizzat kendi bile kendisini meçhuller içinde hissetmiştir.
Kimdir Attilâ? Buna, beşinci asır halkının hayal gücüne tercüman olarak şöyle verelim:

O, sessiz yollarıyla, gölge vermeyen şeffaf dallarıyla, alçak çalılarıyla, tavuklarla serçelerden başka bir kuş sesi duyulmayan nihayetsiz bir çölde, çalılarla şeytanlardan doğmuştur.

Kimi tarihçiler “Attilâ bir barbardır!” diyor. Latin efsanelerine göre “Attilâ” kaza ve kaderin yarattığı bir ebedi azap ve harabe Mesihidir. Bir kısım Cermen şarkı ve masallarına göre de hiç dehşet vermeyen, hatta sulhperver, tatlı, misafirperver bir hakandır. Macar ananelerine gelince, burada “Attilâ” Hun’ların ruhu olarak izah edilmiştir.

Öyle ise “Attilâ” kimdir? Buna kendisinin verdiği cevabı söyleyelim. “Attilâ”:
- Ben Allah’ın kamçısıyım! diyor.

Yunanlılara, Romalılara, Cermenlere ayakları ucunda diz çöktürerek hepsine işlediği büyük kudretiyle kiminin suçlarını cezalandıran, kiminin şer ve fesadına mani olan büyük Türk Başbuğu!

“Attilâ” Allah’ın kamçısıdır.

Ocağımız Sönmesin


Refik Özdek

Tarihi Roman

İstanbul - 2005
ISBN 978-975-437-523-7
3. Hamur - 12x19,5 cm - 264 sayfa
Fiyatı: 13,50 TL 

İndirimli Satın Al


Bayrağın dalgalandığı yere doğru yapılan öle-yite yürüyüşün adıdır. 93 Harbi çok çetin geçer. Bir yandan Rus orduları diğer yandan Sırp, Bulgar ve Rum çeteleri memleketi baştanbaşa talan ederler. Balkanlardaki sayısız masum insanımız evlerini yurtlarını terk edip harbin yıkım ve vahşetinden kaçmak zorunda kalırlar. Kâh yayandırlar, kâh limanlara kâh istasyonlara doluşurlar. Kovalanırlar, kaçarlar, yakalanırlar. Kimileri açlıktan ölür, kimileri donarak soğuktan.

“Rasim vagonla beraber yürürken bağırıyordu: “Ocağımızı söndürme, bacalar tüter olsun!” Koşuyordu. Önüne çıkanlara çarpa çarpa, trenle birlikte hızını artıra artıra. Kalabalık sıklaşıp adım atamaz olunca koynundan Mesude’nin verdiği çevreyi, o büyük mendili çıkarıp salladı… salladı…. “

Yorumlar(1) Yorumları görmek için tıklayınız

Ağustos Başağı


Sevinç Çokum

Tarihi Roman

İstanbul - 2009
ISBN 978-975-437-096-6
6. Basım - İthal - 12x19,5 cm - 396 sayfa
Fiyatı: 20,00 TL 

İndirimli Satın Al


“Söğüt, mavi-mor tepelerin ardındadır. Zaferi kazansınlar, yorgun atlarıyla koşacaklar Söğüt’e… Gece, bütün Söğüt fenerlerle aydınlanacak. Çıralarla, meş’alelerle dolaşacaklar. O harap, yanık Söğüt’te. Türkülerle, marşlarla. Hele şu dağlar aşılsın da… Köse Memiş o zaman yangından harabolmuş Çardaklı Kahve’yi yeniden kurar. Gençler doluşurlar artık.

“Anlat Osman Ağabey!” derler. O da anlatır.

Taa baştan… İnönü’den. Sakarya’ya, Sakarya’dan şimdiye olanları… Öbürleri de anlatırlar. Öbürleri… Onlardan kimler sağ kaldıysa.

Osman atının üstüne yığıldığında, hayvan, binicisini şaşkın sersem dolaştırdı. Sonra onu yumuşak bir döşeğe yatırır gibi yere bıraktı. Başında dikildi. Öylece eğik, mahzun…”

Ağustos Başağı, yaşanmışlıkla yoğrulu bir Kurtuluş Savaşı romanı… Osmanlı Devletinin kuruluş toprağı Söğüt’te, bu kez cumhuriyet tomurcuklarının patlayışı… Yazar romanı sadece yazılı belgelerle değil, o coğrafyada yaşamış Ali Amca ve Memiş Dayı gibi gerçek kişilerden dinledikleriyle oluşturmuştur. Çokum’un bu eseri 1984-86 yıllarında Söğüt atmosferinde yaptığı araştırmalarla güçlendirerek kaleme alması, ayrı bir özelliktir.

Yorumlar(1) Yorumları görmek için tıklayınız

Hilâl Görününce


Sevinç Çokum

Tarihi Roman

İstanbul / Nisan - 2010
ISBN 978-975-437-116-1
11.Basım - 3.Hamur - 12x19,5 cm - 411 s.
Fiyatı: 19,00 TL 

İndirimli Satın Al


Sevinç Çokum’un 1980’le 1983 yılları arasında yazdığı bu roman, Türk dünyasının Kırım’la ilgili bir dilimin ele almıştır. 1853–1856 Kırım Savaşı münasebetiyle Osmanlı Kırım yakınlaşması sırasında, Nizam Beyin kendi toprağına tutunma çabasının işlendiği romana Kırım Türk – Tatarlarına has renkli örf ve adetlerin hâkim olduğunu görmekteyiz… Nizam Beyle birlikte eserin diğer kişileri Arslan ve Giray Beyler, Şirin Gelin, romana özgün bir tad katan anlatıcı Felekzede Ârif Çelebi karakterlerinin güçlü çizgileri dikkat çekicidir. Kahramanların iç dünyalarının zenginlikleri, yazarın tarihi romanda olaydan bireye giden anlayışını ortaya koyar. Sevinç Çokum’un yazarlığında belli bir noktaya ulaştığı Hilâl Görününce, Türk Edebiyatında önemli bir yeri doldurmaktadır.

“Salgır, gözlerini karanlığa dikmişti. Uzak sesleri dinliyordu. Yürüdü. Bir hicret kervanının son yolcusu gibi gövdesini akşamın karanlığı içinde sürükledi. Sanki uzaklardan onu çağıran Safa Beyin sesiydi. Yahut Arslan’ın… Yoksa bozkır mıydı?

Şafak sökerken Salgır Nehri kıyılarına varmıştı. Çatır Dağından doğan su durgundu. Yağmur bekliyordu. Adını aldığı bu nehirden su içti. Durup dinlendi. Sonra eski günlerdeki canlılığını yeniden bularak nehir boyunca yürüdü, koştu. Yaz güneşiyle kavrulmuş bozkırın kokusunu almağa başlamıştı. Doğduğu, bir tayken koştuğu bozkırın… Kuzeydeki düzlüklere varınca, yürümeyi öğrendiği bu yerleri tanıdı. Başını göğe kaldırıp birkaç defa kişnedi. Sahibini çağırdı. Durup bekledi.

Böylece bir gün daha geçti. Mor bir akşam daha indi. Çayırların alacalı renkleri sönüp geceye karşıtı. Salgır nalları aşındığı halde yine yürüyordu. O uçsuz bucaksız Deşt-i Kıpçak’da…Yapayalnızdı.

Yorumlar(1) Yorumları görmek için tıklayınız

Osmancık


Tarık Buğra

Tarihi Roman

İstanbul - 1996
ISBN 978-975-437-079-9
İthal - 12x19,5 cm - 352 sayfa
Fiyatı: 16,00 TL 

İndirimli Satın Al


"Osmanlı'nın sırrı nedir" sorusunun cevabını arayan yazarın Osmanlı kuruluş döneminin dinamiklerini ve felsefesini bugünkü dille inşa ettiği romandır. Duvarları süsleyen "Ey Osmancık; beğsin. Bundan sonra öfke bize, uysallık sana; güceniklik bize, gönül alma sana; suçlama bizde, katlanma sende; bundan böyle, yanılgı bize, hoş görmek sana; aciz bize, yardım sana; geçimsizlikler, uyuşmazlıklar, anlaşmazlıklar, çatışmalar bize, adalet sana; kötü göz bize, şom ağız bize, haksız yorum bize, bağışlama sana. Ey Osmancık bundan böyle, bölmek bize, bütünlemek sana; üşengenlik bize, gayret sana; uyuşukluk bize, rahat bize, uyarmak şevklendirmek, gayretlendirmek sana" gibi sözler bu kitabın eseridir.

Yorumlar(13) Yorumları görmek için tıklayınız

     1  2  ileri>>

 
EN SON ÇIKANLAR
İlhanlılar Döneminde Şiilik
Hanifi Şahin,
Dini Araştırmalar
Kervansaray
Bekir Büyükarkın,
Tarihi Roman
Kur'an ve Estetik
Osman Mutluel,
Dini Araştırmalar
Attilâ
Peyami Safa,
Tarihi Roman
Bozkırda Sabah / Kurtuluş Savaşımızın Romanı
Bekir Büyükarkın,
Tarihi Roman
Gece Yarısı / İşgal Altında İstanbul
Bekir Büyükarkın,
Tarihi Roman
Çanakkale Savaşları Günlüğü / Resimli, Haritalı Kronolojik İnceleme
Erol Kılınç,
Tarih
Balkan Acısı
Yılmaz Gürbüz,
Tarihi Roman
Sıra Dışı Bir Jöntürk / Ubeydullah Efendi'nin Amerika Hatıraları
Ahmet Turan Alkan,
Hatırat
Hac Günlüğü
Ahmet Turan Alkan,
Gezi Yazıları
Aşk Dini
Nusret Çam,
Din - Tasavvuf
Söz Bir Yelpazedir
Senail Özkan,
Felsefe
Gün Batarken
Bekir Büyükarkın,
Tarihi Roman
Mevlâna'da Aşk Felsefesi
İsmail Yakıt,
Felsefe
Yoldaki Adam
Bekir Büyükarkın,
Tarihi Roman
Kırk Ambar
Elçin,
Deneme
Belki Bir Gün
Bekir Büyükarkın,
Tarihi Roman
Türk Kültüründe Kadın Şaman
Fuzuli Bayat,
Mitoloji - Destan
Dündar Taşer'in Büyük Türkiyesi
Ziya Nur Aksun,
Hatırat
Sarıklı Basmacı
Ali Bademci,
Tarih
Kentte Gündelik Yaşam ( Ayaküstü Bir Kahve İçimi )
Aynur Can,
Şehir Kitapları
Suların Gölgesinde
Bekir Büyükarkın,
Tarihi Roman
İnsan ve İslam
Fahrettin Olguner,
Sosyoloji - Psikoloji
Öğrenme - Verimli Zihinsel Çalışmanın Psikolojik Koşulları
Yılmaz Özakpınar,
Sosyoloji - Psikoloji
Hafıza Yanılmaları ve İki Ayrı Hafıza Kodu Teorisi
Yılmaz Özakpınar,
Sosyoloji - Psikoloji
İstanbul'un İlkleri Enleri
S. Faruk Göncüoğlu,
Şehir Kitapları
Tıp Felsefesi ve Etiği Üzerine
İsmail Yakıt,
Felsefe
Mevlânâ'nın İncileri
Ahmet Kırca,
Şiir
Tarihe Konuşmalar
Nevzat Kösoğlu,
Hatırat








           
e-posta:
otuken@otuken.com.tr
copyright
2006
ÖTÜKEN