 |
ÖTÜKEN TÜRKÇE SÖZLÜK |
|
|
|
 |
Tavsiye Edilen Eserlerimiz |
|
|
 |
KATALOGLAR |
|
|
|
 |
SATIŞ NOKTALARI |
|
|
|
 |
Özel Türk Yurdu Okulları |
|
|
|
 |
ÇOK OKUNANLAR |
|
|
|
|
 |
 |
Arama kriterlerine göre bulunan eser sayısı: 51
Sayfa: 1/4
Gösterilen: 1 - 15
|
| |
Ahlâk Psikolojisi ve Sosyal Ahlâk
|
Yayınevimiz yazarın sağlığında yayınlanmamış iki eserini bir arada takdim eder. Ahlak Psikolojisi’nde daha ziyade ferdî hususlar, Sosyal Ahlak’ta ise içtimai hususlar açıklanır. Ferdin kişiliğinin oluşmasından başlayarak toplumdaki hukuk sisteminin oluşmasına kadar bir dizi gelişme sebep ve neticeleriyle birlikte ele alınır. Bu oluşa tesir eden vakıa ve olgular etraflıca değerlendirilir. Yazar ilmî bir çerçevede kalarak şahsiyeti oluşturan unsurlar ile toplumu oluşturan kurumların ideal yapıları hakkındaki kanaatlerini izah eder.
|
İslâmın Bugünkü Meseleleri
|
Yazıldığı dönemde seviyeli bir entelektüel tartışmaya zemin hazırlamıştır. İslam Davasının siyasi bir dava olduğuna inanmayan yazarın, geçtiğimiz yüzyılın ikinci yarısında vücuda gelen “uyanış” ve bu uyanışın Türkiye’ye akseden çeşitli tezahürlerini ele aldığı kitabıdır. 19. yüzyılda İslam’ın ortaya koyduğu medeniyetin mağlup olduğuna, fakat temel problemin, modern hayata uygun bir hukuk sisteminin yeniden üretilememesinde yattığına dikkat çeker. İçtihat kapısının kapalı olduğu yönündeki görüşleri eleştirir. İslam’ın, kendi içinde tutarlı ve dengeli bir değerler sistemi sunduğunu, çağımızın İslam prensiplerine çok geniş bir uygulama sahası verebileceğini öne sürer. Sözü geçen uyanışın hangi hal ve şartlarda köklü ve kalıcı neticeler doğurabileceğini anlamak için mutlaka okunması gereken bir eser…
|
İslâm Tasavvufunun Meseleleri
|
İslâmın Bugünkü Meseleleri’nden farklı olarak sadece İslam tasavvufunun meselelerini ele almakta, fakat sosyolojik yaklaşımı ve inceleme metoduyla bir bakıma onu tamamlamaktadır. Tasavvufun İslâm’daki yeri nedir? Tasavvufî düşünce İslâm’a yabancı doktrinlerden mi gelmiş, yoksa onun içinde mi teşekkül etmiştir? Tasavvufta dış tesirler varsa, bunlar nelerdir ve İslâm ile ne derece telif edilmiştir? Günümüzde tasavvuf Türk aydınının zihnini ne bakımlardan meşgul etmektedir? Çağımızın tarih, felsefe, sosyoloji, psikoloji bilgileri hesaba katıldığında, tasavvuf üzerinde nasıl bir değerlendirme yapılabilir? Tasavvufî düşüncenin geleceği ne olabilir?
|
Türk Kültürü ve Milliyetçilik
|
Yazarın hocasına ithaf ederken hocalığını ispat ettiği eseridir. Yazıldığı dönemdeki ideolojik tartışmaları elinin tersiyle iter ve ilmî verilerin ışığında hakikatleri söyler. “Bilindiği gibi milliyetçilik bir memleketteki millî kültüre dayanır. Hâlbuki Türkiye’deki Batılılaşma hareketleri sonunda okumuş tabaka Türk Kültürü’ne büyük ölçüde yabancı kalmış, hakiki bir kültür yaratarak bunu milletin bütün tabakalarına yaymayı da başaramamıştır. Tarih içerisinde gelişen Türk millî kültürünü daha çok halk kitleleri muhafaza etmiş bulunuyorlar. Şu halde millî kültürün modern imkânlarla geliştirilmesi demek olan milliyetçilik, ister istemez, halk içerisinde yaşamakta olan temel kültür unsurlarına dayanmak zorundadır.”
|
|
Yorumlar(1) |
|
|
Demet Öztürk
|
Çarşamba,13.10.2004 10:31:27
|
Mükemmel |
| Türk kültürünün dayandığı esasları çok güzel ele almış. Türk insanının "cami avlusunda bulunmuş bir çocuk değil, şerefli bir aileye mensup olduğunu ve dünya kadar bir mirasa dayandığını" çok yerinde tesbitlerle dile getiren bir eser. Herkese tavsiye ederim. |
| |
|
Kültür Değişmesi ve Milliyetçilik
|
Sosyal Psikolojinin kadim problemini ülkemize tatbik eden, yaşattığı dönemi soğukkanlılıkla gözlemleyen, çareler gösteren bir eserdir. “Bugün herkes biliyor ve görüyor ki, Türkiye çok hızlı ve geniş çaplı bir değişme içindedir. Hiç kimse bu değişmenin kendi seyrine bırakılmasına taraftar değildir; herkes kendi fikrine göre bu değişmeyi şu veya bu şekilde kontrol altına almak istemektedir.” “Herkeste aynı soruya rastlıyoruz: Neyi alalım, neyi atalım? Buna karar verebilmek için önce bu konularda bizim irademizin ne kadar geçerli olduğunu bilmemiz gerekiyor. Bizim bu kitaptaki tezimiz, alınacak ve atılacak şeylerin bir envanterini çıkarmaktan ziyade, millî bünyeyi kuvvetlendirici tedbirler üzerinde çalışmanın doğru olacağıdır.”
|
Dünden Bugünden - Tarih-Kültür ve Milliyetçilik
|
“Pek çok kimse eski medeniyetimizi bıraktığımızı, ancak yenisini de benimseyemediğimizi söyler ve asıl problemin Batılılaşmamış olmamızda yattığını iddia eder. Kısacası aydınlarımızın batıcı olanları kadar muhafazakâr görünenlerinde de ortak kabul: eski medeniyetimizin yetersizliği, yenisinin ise bir türlü alınamayışıdır. Hâlbuki bizim burada anlatmaya çalıştığımız düşüncede, bizzat bu Batı Medeniyeti denen şeyin bir sorguya çekilmesi ve eski medeniyetimizle ilgili harc-ı âlem görüşleri bir tarafa bırakıp onu yeniden değerlendirme gereği üzerinde durulmaktadır.” “Şimdiye kadar hep önce iman sonra şüphe yolunu tuttuk; şimdi de şüphe ile başlayarak imanı arayalım.”
|
Sosyal Meseleler ve Aydınlar
|
Yazarın çeşitli mecmualarda neşredilen makaleleri “Millî Kültür Meselelerimiz”, “Edebiyata Bakış”, “Meselelerimiz ve Aydınlarımız” başlıkları altında derlenmiştir. Eserin ağırlığını, telif kitaplarda işaretleri verilen, aydınlarla alakalı tespitler teşkil eder. “Türk münevveri yüz yıl önceki Türkçeyi kullanmayacak ama bin yıl önceki metinleri bile anlayacak, yeni harfleri kullanacak ama üniversite kapısı önündeki kitabeyi görünce alık alık bakmayacak, demokrat olacak ama atalarının siyasi ve idarî dehasından faydalanmasını bilecek; bir Osmanlı Türk’ü gibi ayakları yerde başı dik, gönlü geniş, kalbi metin olacak, hiç bir zaman basitliğe düşmeyecek.”
Kitaba son bölüm olarak Erol Güngör’le yapılan bazı “mülakat ve sohbetler” ilave edilmiştir.
|
Dünyayı Değiştiren Kitaplar
|
Çok ünlü kitapların makus talihi, haklarında kabaca bilgi sahibi olunduğu için ciddiyetle okunmamalarıdır. Onların muhtevaları ve tarihte oynadıkları roller hakkındaki malumat basma kalıp atıflarla geçiştirilir. Eserde, Batı dünyasının ve dolayısıyla bütün dünyanın bugünkü halini almasında önemli tesirleri olmuş on altı kitap tanıtılıyor. Bu kitapların yazıldıkları tarihî şartlar, yazarının özellikleri anlatılıyor. Dönemlerinde ve daha sonraki dönemlerde uyandırdıkları tesirler açıklanıyor. Eser, çoğu Türkçeye çevrilmemiş ya da yarım yamalak çevrilmiş bu kitapları anlamak için bir fırsattır.
|
Batı Düşüncesindeki Büyük Değişme
|
Düşünce tarihinin şaheserlerinden biridir. Avrupa düşüncesinde 1680-1715 tarihleri arasında yer alan köklü değişmenin hikâyesini anlatır. Modern Batı düşüncesinin temelini teşkil eden bu düşünce inkılâbı bir taraftan Newton'la başlayan modern ilim hareketine, bir taraftan da Hıristiyanlığın ve kilisenin eski nüfuzunu büyük ölçüde kıran mukayeseli din araştırmalarına dayanmaktadır. Yazar, bütün bu baş döndürücü, karmaşık gelişmeleri herkesin anlayacağı bir üslupla ve adeta hikâye şeklinde verir. Avrupa’yı anlamak arzusunda olan Türk okuyucusu için kıymetli bir anahtar…
|
Kelami Sahada Estetik Yapı Organizasyonu
|
İlk çalışmalarını tecrübî psikoloji dalında yapan yazarın sanatın kelâmî sahası olarak nitelediği edebiyattaki estetik yapının kuruluşu hakkındaki doktora tezidir. Küçük hacmine rağmen sadece ülkemizde değil, dünya entelijansyası tarafından da çok az ele alınan bir konuda isabetli yaklaşımlarda bulunur, vukufiyetli ve vazıh tespitler yapar. Nükte, hikâye ve roman üzerinden, denekler vasıtasıyla yaptığı alan araştırması ile okuyucunun takip sırasındaki zihnî terkibinin uyum ve karşıtlık durumları arasındaki beklentilerini inceler.
|
Şahıslararası İhtilafların Çözümünde Lisanın Rolü
|
Laboratuar şartları altında ihtilafa düşürülen iki şahıs arasındaki münakaşanın lenguistik tahlili yapılarak objektif ve subjektif mana sistemlerinin nisbî ehemmiyeti tatbik edilmiştir. Girişte psikolojinin yeni ehemmiyet vermeye başladığı ihtilaf problemleri hakkındaki nazariyeler ele alınır. Eserin esas mevzuunu teşkil eden ikinci bölümde aynı kelime ve kavramlara yüklenen objektif ve subjektif manaların ihtilafın oluşmasındaki ve şekillenmesindeki tesirleri değerlendirilir. Mütefekkirin Amerika’da bulunduğu sırada yaptığı deney ve araştırmaların hülasası olarak doçentlik tezidir.
|
Değerler Psikolojisi Üzerine Araştırmalar
|
“Ahlak değerleri diğer değerlere oranla, psikolojinin önemli bir konusunu teşkil eder, çünkü insanın sosyal gelişmesi genellikle bir ahlakî gelişmeden ibarettir. Sosyal bir varlık olmak, başka insanlarla karşılıklı ilişkiler halinde yaşamak demek olduğuna göre, böyle bir hayatın öncelikle ahlak değerlerine dayanması şaşırtıcı değildir. Ahlak değerleri nelerden ibarettir, ahlak değerleriyle davranış arasındaki ilişki nedir, ahlak değerleri nasıl meydana gelir, nasıl öğrenilir ve benimsenir? Ahlakî düşüncenin genel zihin gelişmesi içerisindeki yeri nedir?” Bu soruların cevaplarını takip eden ikinci bölümde ahlak değerleriyle sosyal, iktisadî, estetik, vs. diğer değerler arasındaki muhtemel ilişkiler araştırılmış, Türk toplumunun belli kesimlerinden alınan örnek grupların değer sistemleri arasında karşılaştırma yapılmıştır.
|
Yirminci Asrın Manası
|
Sosyal ilimciler arasında muteber bir yeri bulunan meşhur iktisat tarihçisi Kenneth E.Boulding’in geçtiğimiz asrı değerlendiren ve günümüzde güncelliğini yitirmemiş bir eseridir. Yazar yirminci asrı insanlığın yaşamakta olduğu büyük geçiş devresinin tam ortası olarak görür. Yirminci asır dünden alınan cevherin yeni kalıplarda yoğrularak yarına intikal ettirilmekte olduğu bir asırdır. Yazar, bu dönemde insanlığın karşılaştığı ve karşılaşabileceği başlıca meseleler ile bunların çözüm yollarını araştırır. Özellikle ideolojilerle ilgili bölümde çok ilginç tespitler yapar. Eserini bu geçişin nasıl olması gerektiğine dair önerilerle bitirir.
Boulding, şablonlara dayalı kafa karışıklıklarının son bulmadığı ülkemizde daha çok tanınması gereken bir yazardır.
|
Sosyal Psikoloji
|
Erol Güngör’ün muhteşem çevirisiyle… “Bu kitabın sosyal psikoloji öğrencilerine bir rehber olması düşünülmüştür. Bunun başlıca iki sebebi vardır. Birincisi, sosyal psikoloji kitaplarının hiçbiri elinizdeki eser gibi sistemli bir teorik temele dayanarak yazılmamıştı. İkinci sebep ise sosyal psikolojiye iki ayrı yaklaşım tarzından birinin bizce daha uygun görülmesi ve yazarların da bu usulü benimsemiş olmalarıdır. Bilindiği gibi, bazı sosyal psikologlar bu sahanın problemlerini daha sosyolojik bir açıdan ele alırlarken, bazıları sosyal psikolojinin aslında bir psikoloji dalı olduğunu göz önünde tutarak onu psikolojinin temel prensipleri çerçevesinde ele almayı uygun bulurlar. İşte Krech ile Crutchfield’in bu kitabı, sosyal psikolojiyi tecrübî psikolojinin kavram yapısı içinde teorik bir temele oturtma çabalarının en iyi örneğini teşkil etmektedir.”
|
|
Yorumlar(1) |
|
|
aslıhan köse
|
Pazar,06.08.2006 10:17:50
|
GÜZEL DEĞİL |
| ilk yorumu ben yaptım.bu demek oluyo ki bu kitap fazla okunmamış.ve ya yorum yapmaya bile gerek duyulmamış.ben de gerek duymadım ama beğenmediğimi dile getirmek için yazdım.sosyoloji adına yeterli bi kitap diiiiiilllll. |
| |
|
Türkiyede Misyoner Faaliyetleri
|
Güngör’ün henüz 19 yaşında bir delikanlı iken kaleme aldığı, ilerde vereceği büyük eserlerin habercisi olan eseridir. Kültürümüzün geçirmekte olduğu buhrana paralel bir şekilde güçlenen Hıristiyanlaştırma faaliyetlerinin niteliğine dikkat çeker. Lüzumsuz doktrin mukayeselerine bulaşmadan manzarayı kültürel ve içtimai boyutlarının bütünlüğü içerisinde tasvir eder. “Türkiye’deki Hıristiyan kültürü, yerli kültürün uğradığı tahribat neticesinde onun yerine kaim olmak üzere yayılan bir içtimai vetire teşkil etmektedir. Bu vetirenin tarihî inkişafı ve halen kat ettiği merhaleyi kısaca da olsa gözden geçirmek faydalı olacaktır.”
|
|
|  |
|
|
 |
EN SON ÇIKANLAR |
|
 |
 |
 |
| Attilâ |
Peyami Safa,
Tarihi Roman |
|
|
|
|
|