Gene hasret. Gözyaşları sel. Özlem cümleleri ağıt oldu.Çaresizlik üşüttü beni. Bebek, zor yumdu ağlamaktan
şişmiş deniz gözlerini. Uykuya dalamadı, sitemle, hatıralarıyla bölündü uykusu.
Bir başka özlemdi bu geceki. Daha bir yaktı içimi. Senelerdir yanan ateşi bir
başka körükledi bu gece, yetimimin dedikleri. Yanık yan...
Tarihsel bir olgu olan Karadeniz Dünyası’nın ulusları,
farklı renkler taşımasına rağmen ortak yapı taşlarına sahiptir. Gerçeklerin yok
sayılıp, çarpıtılmasıyla inşa edilmiş açıklamaların yerine; Karadeniz
Dünyası’nın tarihsel gerçeklerinden hareket ederek, günümüzde Karadeniz
coğrafyasındaki halklara ve devletlere dost...
Bütün tarihimizin en büyük kaybı, Rumeli’ni elden
çıkarmamızdır. Tuna ve Adriyatik’ten Meriç çizgisine çekilmemiz, iki safhada
oldu: 1877-78 Rus Savaşı ve 1912-13 Balkan Savaşı. Bu iki savaşı da kaybeden
Osmanlı Devleti, Rumeli’ni bıraktı ve İmparatorluğun kanatlarından biri koptu.
“…Evet, Türkiye’de buhranlı yıllar yaşanmıştır. Toplum
mühendisliği yapılmıştır. Ancak, millet zaman içinde demokrasinin imkânlarından
istifade ederek hataların tashih edilmesini sağlamıştır. Umumî istikamet iyiye
doğrudur. Dünya şartları bugün başka bir şekil arz etmektedir: Türk Dünyasında
yeni devletler ortaya çıkmı...
Meyveli ağaç taşlanır; ama bu cehalet (başka bir kelime kullanamıyorum) ağaca dönük, ağacı yaralıyor, varlığına kastediyorlar. Batıda yazılmış her cümleye, sorgusuz sualsiz, mal bulmuş Mağribî gibi sarılan ve hemen millî varlığımıza saldırıya geçenlere halkımızın cevabı çok sadedir: kanı bozuklar, sütü bozuklar… Biz eli kalem tutanlar halkım...
“Babamın servetini satın alacak durumdayım bugün, çok şükür, ama beni beş dakika boş otururken, şöyle bir keyif çatarken gördün mü hiç? Herkes açgözlülüğümden sanır, ama doğru değil. Başka türlü yaşamayı unuttum da ondan. Benim için yaşamak, çalışmak demek! O kadar ki, hiç kimsenin boş durmasına katlanamam, o yüzden hepinize zehir ettim genç...
Kişiliğin oluşum ve gelişiminde; toplumun inşasında estetik, etik ve din vazgeçilmez unsurlardır. Dinin varlığını devam ettirebilmesi, insanın yaratıldığı “kumaş”la alakasına bağlıdır. Yani dinin tefekkürle, haz ve beğenilerle sağladığı uyuma; bu uyumun tabiîlik derecesine bağlıdır. Yani insanın düşünen, akleden bir varlık olduğu kadar hisse...
“Şehrin oluşturduğu anafor; bazen değer düğümlerini öylesine gevşetiyor ki her şey kendiliğinden müflis ironiye dönüşüyor. “Ben”den başka hiçbir şeyi ciddiye almıyor insan. Balkona mahkûm çocuklar, geçkin bekârlar, bir başına bırakılmış ihtiyarlar, rezil yoksulluk ve yersiz yurtsuz hain ihtiras, sinsice zevklendiriyor onu. Küçük hesaplardan ...
II. Meşrutiyet ile başlayan süreç, özellikle 1908 ve sonrasına dair kayıtlar, Türkiye’nin derin hafızasında hâlâ sızlayan yaraların kayda geçirildiği kapanmamış bir defterde tutulur. Tarihçiler, bu defterin tamamını hiç görmediler sanki… Belki de bu yüzden, Tü...
"D.Hausman'ın tabiriyle 'tam ve kesin
olmayan(inexact), kendine özgü, ayrı (seperate) iktisat bilimi'ne, bilim
felsefesinden hareketle metodolojik açıdan eleştirel bir yaklaşımla katkılar
yapan makale, kitap ve tez çalışmalarında, son zamanlarda gerek Dünya gerekse
Türk İktisat yazınında çarpıcı ve sevindirici bir artı...
Tarık’ın gözleri yükseklerden akan bir nehrin burgacına
düşmüştü sanki, bir türlü kurtulamıyor, baktıkça bakası geliyordu Gönül’e.
Çünkü Gönül tam bu esnada o pürüzsüz ve ışıltılı yüzünü eğiyor eğiyor, götürüp
iştahla söylediği türkünün nağmelerine yaslıyordu bir çiçek demeti gibi.
Bakışlarına ne kadar çok masumiyet yü...
İbn Rüşd hakkında, etkileyici bir genelleme yapmak
istesek, herhalde en uygun yargı şöyle olurdu: “XII. Yüzyılda Kurtuba’da
yetişmiş, Müslüman ve Kâdı’l-kudât Aristoteles”. Şüphesiz gelmiş geçmiş en
büyük ve en etkili filozoflardan biri olan Aristoteles’in, kendisinden on beş
asır sonra yaşamış İbn Rüşd tarafından, böy...
"Müttefiklerin asker sayısı neredeyse Türk ordusunun iki katından fazla olduğu için alınacak tedbirlerin konuşulduğu toplantıda çok ilginç fikirler ortaya atılıyordu.
- Sultanım, yük develerinin tamamını canlı kalkan olarak ordunun ön saflarına ye...
Osmanlı İmparatorluğunda türeyen Celâliler ve Eşkiyalar hakkında henüz derli toplu bir eser yazılmamıştır. Fakat muhtelif yerlerde ve zamanlarda ayaklanan Celâlilere ve Eşkiyalara dair eserler yayınlanmıştır. Osmanlı İmparatorluğu'nda türeyen Eşkiyaları öğrenmek için, birer birer; vakanüvis tarihle...
Kadim şehirleri vardır yerkürenin ve bu şehirleri diğerlerinden ayıran dilleri, sesleri, renkleri… Tarihin halen kurulduğu yerde yaşayan birkaç kadim şehrinden biri de Trabzon… İstanbul’dan önce, Roma ile aynı zaman diliminde kurulduğu iddia edilegelen bu şehrin dokularında tarifi zor kodlar saklı ve o kodl...